TSO Başkanı Halil Balık:Basın Mesuplarıyla kavaltıda buluştu
TSO Başkanı Halil Balık:Basın Mesuplarıyla kavaltıda buluştu
TSO Başkanı Halil Balık: 'Bartın'ın geleceği için sanayi alanlarını büyütmek, çevreyi ise tavizsiz korumak zorundayız'
Bartın Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Halil Balık, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla düzenlenen programda basın mensupleriyle bir araya geldi. Yaklaşık birkaç saat süren toplantıda liman faaliyetlerinden organize sanayi bölgelerine, AVM yatırımından Bartın Irmağı'nın geleceğine, kent ekonomisinden TSO seçimlerine kadar birçok konuda önemli değerlendirmelerde bulunan Balık, "Bartın'ın kalkınması için yatırım şart ancak çevreden de asla taviz veremeyiz." dedi.
"Bartın Limanı'nın en büyük sorunu derinlik"
Basın mensuplarının Bartın Limanı'nda son dönemde gemi trafiğinin azalmasına ilişkin sorusunu yanıtlayan Balık, bunun yalnızca Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan kaynaklanmadığını söyledi.
Hurda ithalatı yapan tesislerin hammadde temininde ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten Balık, limanın yıllardır çözülemeyen fiziki sorunlarına dikkat çekerek şunları söyledi:
"Liman yapıldığından beri özellikle derinliği ve draftıyla ilgili ciddi bir iyileştirme yapılmadı. Bu nedenle Bartın Limanı'na 5 bin tonun üzerindeki gemiler gelemiyor. Eğer limanda ciddi bir iyileştirme yapılabilirse geçmişte olduğu gibi narenciye ve domates gibi yükler yeniden Bartın'a gelebilir."
Filyos Limanı'nın ilerleyen süreçte sivil taşımacılığa da açılacağını ifade eden Balık, bunun Bartın açısından önemli bir rekabet oluşturacağını belirterek, "Konteyner taşımacılığı başladığında firmalar doğal olarak oraya yönelecek. Bizim de rekabet edebilmemiz için limanımızın şartlarını geliştirmemiz gerekiyor." diye konuştu.
Devrek modeli Bartın'a önerildi
Toplantıda basın mensupları tarafından Devrek'te her yıl düzenlenen geleneksel panayır örnek gösterilerek Bartın'da da benzer bir organizasyon yapılmasının mümkün olup olmadığı soruldu.
Öneriyi olumlu bulan Halil Balık, bunun ilk kez gündeme getirilen değerli bir fikir olduğunu belirtti.
"Yazın hep sahillere odaklanıyoruz. Aslında şehir merkezindeki esnafın da bundan faydalanması gerekiyor. İnkumu veya Amasra değil ama uygun bir noktada, örneğin Ömertepesi güzergâhında böyle bir panayır alanı değerlendirilebilir. Yerel esnaf da kazanır, dışarıdan gelen turist de faydalanır."
"AVM artık kaçınılmaz bir ihtiyaç"
Bartın'da uzun süredir gündemde olan alışveriş merkezi yatırımıyla ilgili de konuşan Balık, AVM'lerin artık kaçınılmaz hale geldiğini ifade etti.
Bartın'dan hafta sonları çevre illerdeki AVM'lere yoğun bir alışveriş hareketi olduğunu dile getiren Balık, şöyle devam etti:
"İnsanlarımız bugün Zonguldak'a, Karabük'e giderek alışveriş yapıyor. Markalar ayağımıza gelirse bu kentteki vatandaş da bundan faydalanacak. Bir memur ya da bürokrat görevlendirme öncesinde artık 'AVM var mı, sinema var mı?' diye soruyor. Bu da şehirlerin sosyal yaşam açısından önemli bir kriteri haline geldi."
Yerel esnafın zarar göreceği yönündeki değerlendirmelere ise temkinli yaklaşan Balık, büyük markaların Bartın'a gelmesinin kent ekonomisine de katkı sağlayacağını ifade etti.
2027 seçimleri öncesi adaylığını açıkladı
TSO seçimleriyle ilgili soruları da yanıtlayan Halil Balık, yeniden aday olacağını açıkladı.
"Evet, adayız."
TSO başkanlığı ve yönetim kurulu üyeliklerinin maaşlı görevler olmadığını vurgulayan Balık, görevlerin tamamen gönüllülük esasına dayandığını belirtti.
"Türkiye'deki 367 oda ve borsa başkanının maaşı yok. Buraya aday olan herkes bulunduğu şehre hizmet etmek amacıyla geliyor."
Seçim takviminin henüz netleşmediğini belirten Balık, mevcut görev sürelerinin Ekim ayında dolacağını ancak seçimlerin büyük ihtimalle 2027 yılının ilk aylarında yapılacağını söyledi.
"Bartın Irmağı bu kentin en büyük değeridir"
Konuşmasının önemli bölümünü Bartın Irmağı'na ayıran Balık, kentin ticari geçmişinin temelinde Bartın Irmağı'nın bulunduğunu söyledi.
"Bartın denildiğinde en önemli değerimiz Bartın Irmağı'dır. Geçmişte 400 tonluk çektirmeler Yalı bölgesine kadar çıkabiliyordu. Ticaretin temelinde bu doğal liman vardı."
Irmağın yıllardır alüvyonlarla dolduğunu belirten Balık, geçmişte kum alınması sayesinde yatağın doğal olarak temizlendiğini ifade ederek şöyle konuştu:
"Bugün onlarca yıldır alüvyon birikiyor. Irmağın derinliği her geçen gün azalıyor. Sadece Yalı bölgesi değil, 50 kilometreyi bulan tüm kollarıyla birlikte Bartın Irmağı korunmalı ve yeniden değerlendirilmeli."
"Bartın'ın en büyük sorunu yeni sanayi alanlarının kalmaması"
Kentin yatırım açısından en büyük probleminin sanayi alanı eksikliği olduğunu söyleyen Balık, Organize Sanayi Bölgesi'nde yalnızca birkaç parsel kaldığını belirtti.
Bartın çıkışından Kozcağız'a kadar uzanan bölgenin ticaret ve sanayi alanına dönüştürülmesini önerdiklerini ifade eden Balık, şunları söyledi:
"Bir tarafımız orman, bir tarafımız köy, bir tarafımız ırmak. Artık genişleme alanımız kalmadı. Limaks karşısından Kozcağız'a kadar olan bölge planlanmalı. Spor tesislerinden fuar alanına, meslek okulundan otellere kadar geniş bir yatırım koridoru oluşturulabilir."
Filyos Limanı'nın gelecekte yaratacağı ekonomik hareketliliğin Bartın tarafından iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirten Balık, "Şimdiden hazırlık yapmazsak bu fırsatı kaçırırız." dedi.
Abdipaşa OSB tartışması: "Çevreyi kirletecek hiçbir yatırıma izin vermeyiz"
Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri ise Abdipaşa Organize Sanayi Bölgesi oldu.
Gazetecilerin, ÇED dosyasında yer alan kimyasal üretim tesisleri ve çevresel risklere ilişkin sorularını yanıtlayan Balık, çevre konusunda taviz vermeyeceklerini söyledi.
"Gençliğimizde Haliç'in nasıl koktuğunu gördük. Çevre kirliliğinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz."
Mevcut Organize Sanayi Bölgesi'nde yalnızca çevrenin korunması amacıyla yaklaşık 250 milyon liralık ileri arıtma yatırımı yapıldığını belirten Balık, şunları kaydetti:
“Organize Sanayi Bölgesi'nden kaynaklanan bir kirliliğin Bartın Irmağı'na ulaşması mümkün değil. Çünkü burada çok sıkı bir denetim var.” Abdipaşa'da kurulması planlanan sanayi tesislerine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bize ilk anlatılan tabloyla daha sonra ortaya çıkan bilgiler aynı değildi. Eğer çevreyi kirletecek, suyu ya da toprağı tehdit edecek bir üretim söz konusuysa buna kesinlikle izin veremeyiz."
Çevreyi kirleten yatırımlara karşı olduklarını açık şekilde dile getiren Balık, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birileri para kazanacak diye biz doğamızı kirletemeyiz. Ne havamızın ne suyumuzun kirletilmesine izin veririz. Biz görevde olduğumuz sürece çevreyi tehdit edecek hiçbir yatırımın arkasında olmayız."
Ulus'a yeni organize sanayi bölgesi planı
Balık, Ulus ilçesinde de yeni bir Organize Sanayi Bölgesi kurulması için çalışmaların sürdüğünü belirterek, yatırım süreçlerinin uzun sürdüğünü ifade etti.
"Bir organize sanayi bölgesinin kurulması yaklaşık 10 yılı bulabiliyor. Ulus'taki süreç de devam ediyor. Burada da çevre hassasiyetimiz aynı şekilde devam edecek."
Programın sonunda gazetecilerin 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı kutlayan Halil Balık, basının kent adına önemli bir görev üstlendiğini belirterek tüm basın mensuplarına teşekkür etti. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişinin ardından toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
